Tescilli Marka’nın Devri ve Şirket Devirlerinde Marka Tescilin Önemi

Türk Patent ve Marka Kurumuna tescillenmek üzere başvurusu yapılan Marka tescil başvurusu, yasal prosedürü tamamlanmasına müteakiben, Marka Tescil Belgesinin alınması nihayete ermektedir. 10 yıllık dönemler ile yenileme yapılan marka tescili, belge alındıktan sonra artık ticari bir markaya ticari bir emtiaya dönüşmüş, değer kazanmıştır.

Aklınıza gelen herhangi bir ticari emtia gibi düşünebilirsiniz Marka Tescil Belgesi’ni.    Bir ev, bir araba, bir fabrika, bir külçe altın, bir arsa, borsada güçlü bir hisse senedi, Devlet bono/tahvili, taşınır taşınmaz herhangi bir menkul değer vb yatırım aracından bir farkı yoktur Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil belge almış markanın. Bahsedilen kıymete haiz Marka Tescili kıymet takdir edildiği gibi alınıp satılmakta, miras yolu ile mirasçılara intikal edilebilmekte veya 3.ncü kişilere devredilebilmektedir.

Söz konusu Marka Tescillinin 3.cü kişi/firmalara devredilmesi devreden ve devir alanın hazır bulunduğu noter huzurunda imzalanan devir evrakı ile olmaktadır. Devir işleminin başlaması için öncelikle devir alan ve devreden arasında bir devir sözleşmesi marka patent vekili tarafından hazırlanmaktadır.

Bahsedilen devir sözleşme genellikle matbu bir evrak olup, devir eden/devir alan tarafından özel bir şart belirtilmediği sürece; devir edilecek Marka (lar)’ın bilgilerinin (marka ismi, tescil numarası) ve devir eden/devir alanın ticari unvanları ile markaya devir için takdir edilen devir bedelini içermektedir. Hazırlanan bu devir sözleşmesi tarafların beraber hazır bulundukları noterde karşılıklı imzalanmakta ve noter tarafından onaylanmaktadır.

Noter tarafından onaylanan devir sözleşmesi, Marka Patent vekili aracılığı ile Türk Patent ve Marka Kurumuna sunulmaktadır. Türk Patent ve Marka Kurumu (Türkpatent), ilgili dosyayı şeklen incelendikten sonra marka yönetmeliğinde belirtilen, anılan eksik bir evrak yok ise, Marka Tescili yeni sahibi olan devir alan kişi/firma adına deviredilmekte ve Türkpatent nezdinde markanın siciline sahip değişikliği işlenmektedir. Böylelikle marka tescili yeni sahibine devredilmek sureti ile sahip değiştirmektedir.

Burada özellikle belirtmek gerekirse söz konusu marka tescilinin, tüm hak ve yetkileri tamamen devredilmekle birlikte, belli bir yüzde belirtilerek kısmen de devredilebilmektedir.  Mesela, Marka tescilinden doğan hakkın %50’si veya %25’ veya %49’u gibi. Bu tamamen tarafların marka üzerindeki anlaşmalarına bağlıdır. Devir esnasında gerekli evraklar sunulurken; Türk Patent ve Marka Kurumuna yatırılan devir harcı ve vekil firma tarafından belirlenen hizmet bedeli markayı devralan tarafından ödenmektedir. Eğer istenirse yeni marka sahip bilgilerinin yer aldığı marka tescil belge sureti için ayrıca Türkpatent’e harç ödenmektedir.

Firmaların Üçüncü Kişilere Devri ve Marka tescilinin firma devrindeki dikkat edilmesi gerekenler.

Aktif olarak ticari hayatta faaliyet gösteren birçok firma, bağlı bulunduğu ticaret odasında onaylattığı ticari unvanının/firma isminin dışında da alt ürün ve hizmetleri için Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ayrıca marka tescilleri almaktadır. Bahsedilen marka tescilinin başvurusunda genellikle hak sahibi; bir tüzel kişilik olarak firmalar olmaktadır. Bu firmaların, tüzel kişilik olarak devri gerçekleştiğinde firma adına Türk Patent ve Marka Kurumu sicilinde tescilli tüm marka ve patent tescilleri de firma ile birlikte devir olunmaktadır. Bu durumda firmayı devir alan, haliyle firma adına kayıtlı olan marka tescillerini de aldığı için marka kullanımda sorun yoktur.

Fakat bahsedilen firmaların ticari hayatta aktif kullanıldığı marka(lar)’ın tescili firma adına değil de, firma sahibi veya 3.nci kişilerin adına tescilli olduğunda ciddi hak kayıplarına uğramama ihtimaline karşı çok dikkat edilmelidir. Firmayı devir alan kişi/kuruluş, devir işlemini başlatmadan önce, mutlaka ama mutlaka marka&patent vekiline firmanın sahip olduğu tüm sınai mülkiyet varlıklarının (marka, patent, tasarım tescilleri) araştırılmasını ve raporlamasını istemelidir. Hazırlanan rapor doğrultusunda firma devir sözleşmesinde mutlaka (taraflar arasındaki anlaşmada var ise) firmaya ait tüm sınai mülkiyet haklarının da, firmayı devir alan yeni sahibine devredildiğine dair şerh düşünülmelidir.

Peki söz konusu marka tescilleri tüzel kişi adına yani devir alınan firma adına değil de, firma sahibi veya üçüncü kişiler adına tescillenmiş ise ne yapmak gereklidir. Bu durumda devredenin niyetini sorgulanmadan ne olduğuna bakılmaksızın firmanın ürün ve hizmetlerinin ticari hayattaki tanıtımında hangi markayı kullandığı, hangi markayı son kullanıcıya lanse ettiği ve firmanın hedef kitlesi son kullanıcının ürün ve hizmeti hangi marka ile ‘’satın aldığı’’ tespit ve rapor edilmelidir.

Bu tespit için hangi enstrümanlar incelenmelidir?

Firmanın kestiği satış faturaları, firmaya kesilen satın alma faturaları, firmanın ürün ve hizmetleri için verdiği reklam film ve görselleri, firmaya ait web sitesi, sosyal medya mecraları, yazılı sözlü basında geçen firma haberleri, firmanın katıldığı tüm fuar görselleri mutlaka tespit ve analiz edilmelidir. Bahsedilen tespit ve rapor neticesinde elde edilen veriler ışığında, ilgili marka tescillerinin de tüm hak ve yetkileri devir sözleşmesinde söz konusu edilerek firma devri talep edilmelidir.

Aksi durumda firma sadece – var ise – taşınır, taşınmaz menkulleri (fabrika, makina vs) ile devir edilebilmekte, şirketin sektördeki tüm bilinirliği, güvenirliği, ticari ederi olan marka değerinden yoksun olarak bir şirket devri gerçekleşmektedir. Takdir edersiniz ki bu şekilde bir firma devri, yeni bir firma kurmaktan veya hiç faaliyet göstermemiş atıl bir firmayı devir almaktan farksız olmaktadır. Bu durum ise; yeni devir alınan firma ile ticari hayata başlamadan ticari faaliyetini bitirmek anlamına gelmektedir. Bu vahim duruma basiretli bir tacir, iş insanının düşmeyeceğini düşünüyoruz.

Lider Patent olarak ticari hayatımızda birçok kez karşılaştığımız firma devirlerinden bazıların da, firmayı devir eden firma sahibi, firmanın sahip olduğu, ürün ve hizmetleri üzerine işaretlediği marka ve patent tescillerinden devir alana bahsetmek yerine bu hayati öneme sahip hakların varlığını gizlemektedir.  Ve daha sonra bu haklarının kendi elinde bulunmasını firmayı devir alan üzerinde baskı unsuru olarak kullanabilmektedir. Halbuki firma devirlerinde nasıl tüm taşınır taşınmaz gayrimenkuller-menkuller devir sözleşmesinde konu ediliyor ise sınai mülkiyet hakları da devire konu edilmelidir.

Yukarıda bahsedilen ticari baskı, firmanın ticari hayatta aktif olan markasının kullanılmaması yönünde veya yeniden maddi taleplerle karşılaşması şeklinde olabilmektedir. Bu kötü niyetin engellenmesi firma devir alınmadan önce yapılacak sınai mülkiyet hak tespiti ile ancak mümkün olabilmektedir. Eğer devir aldığınız firma, bahsedilen marka tescilini kullanmak zorunda ise, mutlaka bu marka tescilini (veya patent, tasarım tescili gibi diğer hakları) firmanın devir alınması esnasında devir sözleşmesine konu etmelisiniz. Aksi halde firmayı devir almanız anlamsızlaşabilir veya yeniden maddi talepler ile karşılaşabilirsiniz.

Bahsedilen durumu bir örnek ile izah edelim.

Çobanzade Gıda A.Ş. diye bir firma devir alacaksınız. Firmanın ticari hayatta kullandığı Çobanzade marka tescili; Türk Patent ve Marka Kurumu, marka tescil sicilinde firma sahibi Cem Bey adına kayıtlı olduğunu varsayalım. Siz Çobanzade Gıda A.Ş. firmasının ticaret odası nezdindeki haklarını devri alırken mutlaka bu Çobanzade marka tescilinde devredilmesini şart olarak öne sürmelisiniz ve marka tescilini devir aldığınız firmanız üzerine devir almalısınız. Aksi halde Cem bey kötü niyet gösterip Çobanzade markasının kullanılmasını engelleyebilir ve siz yeni maddi talepler ile karşılaşabilirsiniz. Ve takdir edersiniz ki Çobanzade Gıda A.Ş. firmasını satın almanız anlamsızlaşır, ticari hayatı son bulabilir.

Özetle, Firma devir alınmadan önce, mutlaka sınai mülkiyet haklarının (Marka, Patent, Tasarım tescillerinin) bir raporu çıkartılmalı ve bu menkullerin de firma devir sözleşmesinde devir konusu edilmesi sağlanmalıdır.